Ana içeriğe atla

Bir Bisiklet ile Zor Değil

Giderek artan nüfusumuz,beraberinde pek çok sorunu da getirmiştir.Çarpık kentleşme,arabeskleşme,işsizlik ve trafik.Trafik sorunu özellikle çok nüfuslu şehirlerde başlı başına bir sorun teşkil etmektedir.Giderek artan araç sayısı keşke bilinçli sürücü sayısını da beraberinde getirse.Her yıl yüzlerce insan trafik kazalarında hayatını yitirirken,binlercesi de ağır ya da hafif şekilde yaralanıyor.Toplum da artık ''bilinçsiz ve dikkatsiz'' trafik algısına bir dur demek gerekiyor.Daracık kaldırımlarda bile,geçen motosikletler bizi rahatsız ederken,karşıdan karşıya geçmek için araçların ''müsaadesini'' bekliyoruz.Ne yazık ki geri kalmış her toplum da aynı sorunlar tekerrür edip duruyor.Yapılacak politikalar çok umurum da olmamak ile beraber insanların bu konuya duyarlı olması biraz da olsun umurumda diyebilirim.Özellikle şu rakamları görünce kalıcı bir takım önlemler almamızın toplum olarak şart olduğunu düşüyorum
Kaynak ; http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=18510



Bu önlemlerin,politikadan önce insanların bilinçlenmesi ile ilgili şeyler diye düşünüyorum.Giderek artan araç sayısı,bizi de giderek bunaltmış vaziyette.İlginç olan şeylerden birisi de insanların ''arabalarını'' ailelerinden bile çok seviyor,onun bütün ihtiyaçlarını karşılıyor ve ona ''her şey'' olarak bakıyor olması.TRT Haber rakamlarına göre yılda ortalama 900 bin araç trafiğe katılıyor ve şuan 19.541.369 ' dan fazla araç trafikte mevcut.Giderek artan araçların;gürültü,hava kirliliği ve kazalara sebep olması da bizi ayrıca endişelendiriyor.İki adımlık yerlere en azından arabamız ile gitmemek elimizde.Hepimizin ya da en azından bir kısmımızın bisikletler ile tekrar barışıp çocukluğun o dinç zamanlarına dönmemiz gerektiğini düşünüyorum.Bisiklet hem ucuz hem çevreye son derece zararsız ve hem de sağlık açısından faydalı bir araçtır.Bu konu da bisiklet yollarını ve bisiklet parklarını artırmak gerekir diye düşünüyorum.Bu konu ile ilgili aşağıda çeşitli aktivist ve bilgi içerikli siteleri veriyorum bakabilir ve umarım faydalanabilirsiniz. 




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Tahvil Nedir? Nasıl Çalışır? Yatırımcılar İçin Rehber

 Finans dünyasında yatırım yaparken karşımıza sıkça çıkan kavramlardan biri “ tahvil ”dir. Peki, tahvil tam olarak nedir? Nasıl çalışır? Yatırımcılar için ne gibi avantajları ve riskleri vardır? Bu yazıda tahvili en temelinden başlayarak, detaylarıyla ele alacağız. Tahvil Nedir? Tahvil, devletlerin, belediyelerin ya da şirketlerin finansman sağlamak amacıyla yatırımcılardan borç aldığı bir tür borçlanma senedidir . Yani, tahvil sahibi aslında tahvili ihraç eden kuruma belli bir süre için borç vermiş olur. Tahvil sahibine bu borcun karşılığı olarak belli aralıklarla faiz (kupon) ödenir ve vade sonunda anapara geri verilir. Tahvilin Temel Özellikleri Anapara: Tahvilin ihraç edildiği başlangıçtaki değeri. Kupon Faizi: Tahvil sahibine periyodik olarak (genellikle yılda 1 veya 2 kez) ödenen faiz tutarı. Vade: Tahvilin itfa süresi, yani anaparanın geri ödeneceği tarih. Nominal Değer: Tahvilin üzerinde yazan ve genellikle anapara ile eşit olan değer. İhraç Eden: ...

Borsa İstanbul’un Tarihi: Türkiye’nin Finansal Piyasalarının Kalbi

 Türkiye ekonomisinin finansal altyapısının en önemli yapıtaşlarından biri olan Borsa İstanbul (BIST) , yatırımcılar ve şirketler için kritik bir platformdur. Bugün çok sayıda işlem hacmiyle Türkiye’nin finansal merkezi olarak görev yapan Borsa İstanbul’un tarihi ise yüz yılı aşkın bir geçmişe dayanır. Bu yazıda, Borsa İstanbul’un kuruluşundan günümüze kadar uzanan tarihçesini adım adım inceleyeceğiz. Osmanlı Dönemi: Türkiye’de İlk Finansal Piyasaların Doğuşu (1866) Türkiye’de modern anlamda ilk borsa faaliyetleri, Osmanlı İmparatorluğu döneminde başladı. 1866’da, Galata’da "Dersaadet Tahvilat Borsası" adıyla ilk resmi borsa kuruldu. Burada Osmanlı tahvilleri (borç senetleri) ve bazı ticari senetler işlem görüyordu. Amaç, Osmanlı maliyesine kaynak yaratmaktı. İlk borsa, sermaye piyasalarının temellerini attı ancak çok sınırlı işlem hacmi ve kapsamı vardı. Cumhuriyetin İlk Yılları: Sermaye Piyasalarının Gelişimi (1920-1980) Cumhuriyetin ilanıyla birlikte eko...

Tek Düzen Hesap Planı Nedir ?

 Tek Düzen Hesap Planı (TDHP), işletmelerin muhasebe kayıtlarını ve mali tablolarını standart bir formatta tutmalarını sağlayan bir sistemdir. Türkiye'de, TDHP 1994 yılında yürürlüğe girmiştir ve Vergi Usul Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde Maliye Bakanlığı tarafından belirlenmiştir. TDHP'nin temel amacı, mali tabloların anlaşılabilirliğini ve karşılaştırılabilirliğini artırmak, muhasebe kayıtlarının doğruluğunu ve güvenilirliğini sağlamaktır.     Tek Düzen Hesap Planının Özellikleri 1. Standartlaşma:    - Bütün işletmeler için aynı hesap kodları ve hesap isimleri kullanılır. Bu, farklı işletmelerin mali tablolarının karşılaştırılmasını kolaylaştırır.    2. Detaylı Yapı:    - TDHP, ana hesaplar, alt hesaplar ve yardımcı hesaplardan oluşur. Bu yapı, muhasebe kayıtlarının daha detaylı ve spesifik olmasını sağlar.   3. Hesap Kodları:    - TDHP'de her hesap için belirli bir kod sistemi kullanı...